İnsülin Direnci-Maskeli HT

PROJE ADI:İnsülin Direnci Bulunan Bireylerde Maskeli Hipertansiyon Görülme sıklığı

Bu araştırmanın amacı; daha önceden bilinen diabetes mellitus ve hipertansiyon öyküsü olmayan, fakat insülin direnci saptanan vakalarda maskeli hipertansiyon sıklığının araştırılmasıdır. Literatürde; insülin direnci - hipertansiyon, diabetes mellitus - maskeli hipertansiyon ilişkisini inceleyen çalışmalar vardır. Fakat, diabetes mellitus gelişme riski taşıyan insülin dirençli vakalarda maskeli hipertansiyon sıklığını araştıran bir çalışma bulunmamaktadır. Bu amaçla , başka bir sebepten dolayı hastaneye başvurmuş ve tetkiklerinde insülin direnci saptanmış hastalarda, maskeli hipertansiyon sıklığı araştırılacaktır. İnsülin direnci saptanmış olan bu hastalarda rutin biyokimya tetkikleri istenecek ve sonrasında 24 saatlik ambulatuar kan basıncı takibi yapılacaktır. Maskelenmiş hipertansiyon; kan basıncının muayene esnasında normal değerlerde bulunmasına rağmen, ABP ölçümlerinde 135 / 85 mmHg kaydedilmesi olarak tanımlanmıştır.

İnsülin direnci, endojen ve eksojen insüline karşı biyolojik yanıtsızlık anlamına gelmektedir.Genetik faktörler, fetal malnutrisyon, fiziksel inaktivite, obezite ve yaşın ilerlemesi insülin direncine neden olur.Sağlıklı popülasyonda %25, bozulmuş glukoz toleransında %60 ve tip 2 diabetes mellitus hastalarında %60-75 oranında insülin direnci görülür. Bu direnç, öglisemiyi sağlayabilmek için hiperinsülinemiyle karşılanmaya çalışılır. İnsülin direnci, her zaman değil fakat genelde hiperinsülinemiyle birliktedir. Hiperglisemi insülin direncinin ileri evresidir. Altın standard tanı yöntemi öglisemik insülin klemp testidir. Pahalı ve zahmetli bir test olup, klinik pratikte kullanılmaz. Klinikte en sık kullanılan yöntem HOMA formülüdür. Normal bireylerde 1-10MA değeri 2.7'den düşük olarak bildirilmektedir. 2.7'nin üzeri ise değişik derecelerde insülin direncini yansıtır.

HOMA— açlık insülin(uu/ml) x açlık glukozu(mg/dl) 405

İnsülin direncinin obezite, diabetes mellitus, hipertansiyon, koroner a hastalığı ve hiperlipidemi gibi bazı kardiyak ve metabolik olaylarla birlikteliğini göstere raştırma yapılmıştır (l 10).

İnsülin direnci ve insülin sekresyonunda azalma, diabetes mellitus fizyopatolQjisinin iki önemli bileşenidir.Yapı]an çalışmalar son 15 yıl içınde tüm dünyada ve de ülkemizde diabetes meliitus

insidansının hızla arttığını göstermektedir (11-13). Benzer şekilde bozulmuş glukoz toleransı sıklığı da eskiye oranla belirgin artmıştır (l l). Bu artışın esas nedeninin, toplumdaki obezite sıklığının hızla yükselmesi olabileceği tahmin edilmektedir.Genel olarak erişkin yaşlardaki Türk toplumunun 213'ü kilolu veya obezdir. Rakamlardaki korkutucu artışın sebebinin, yüksek kalorili gıda alımı, hareketsizlik gibi nedenlerden dolayı insülin direncinin toplumda hızla artmasına bağlı olabileceği -düşünülmektedir.

İnsülin direnci bulunan bireylerde hipertansiyon görülme sıklığıyla ilgili yapılmış birçok çalışma bulunmaktadır (3-5,14-16). Son zamanlarda anlaşılan ve giderek önem kazanan bir kavram da maskeli hipertansiyondur. Maskeli hipertansiyonda kişilerin doktor muayene odasında yapılan kan basıncı ölçümleri normal bulunurken, evde yapılan veya 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçümleri yüksek çıkmaktadır. Bu durum toplumun genelinin %15 kadarında görülür. Doktor muayene odasında kan basıncı normal bulunan 7-8 kişiden birinin bu kategoriye girebileceği bilinmektedir. İzlem çalışmaları maskeli hipertansiyonun da kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını düşündürmektedir.

Literatürde maskeli hipertansiyon ve diabetes mellitus ile ilgili yapılmış pek çok çalışma vardır (1733). Fakat ileride gelişecek diabetes mellitus için çok önemli bir risk faktörü olan insülin direnci ile maskeli hipertansiyon arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışma yapılmamıştır.

Bu çalışmanın amacı, bilinen herhangi bir ek sistemik hastalığı olmayan ,sadece insülin direnci bulunan vakalarda maskeli hipertansiyon sıklığının araştırılmasıdır.

Sorumlu Araştırıcı:

HİPAM Müdürü Prof. Dr. Ali Serdar Fak

 


Bu sayfa Hypertension and Arteriosclerosis Research and Implementation Centre tarafından en son 09.10.2023 12:38:53 tarihinde güncellenmiştir.

HIZLI ERİŞİM